Kahramanmaraşlı beslenme uzmanları, sağlıklı beslenme rutinlerinde önemli bir yer tutan meyvelerin bilinçli tüketilmemesi durumunda bağırsak sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini duyurdu. Özellikle bazı meyvelerin aşırı tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çektiler. Aşırı olgunlaşmış muz, üzüm ve kavunun bu grupta yer aldığı belirtildi.

Kansızlığa çare olan doğal ürün Kahramanmaraş’ta görücüye çıktı
Kansızlığa çare olan doğal ürün Kahramanmaraş’ta görücüye çıktı
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, aşırı olgun muzun içindeki nişastanın basit şekere dönüşerek hem faydalı bağırsak bakterilerini hem de kan şekerini olumsuz yönde etkilediğini açıkladı. Yüksek glikoz içeriğiyle bilinen üzümün lif oranının düşük olması sebebiyle şişkinlik ve hazımsızlık sorunlarına yol açabileceği ifade edildi. Kavunun da liften yoksun olması nedeniyle kan şekerinde ani yükselişlere neden olabileceği vurgulandı.

NAR MUCİZESİ VE KİVİ, ELMA, YABAN MERSİNİ FAYDALARI

C vitamini açısından zengin bir kaynak olan portakalın, bağırsak sağlığına tek başına mucizevi bir fayda sağlamadığını belirten uzmanlar, bu konuda narın daha etkili olduğunu vurguladı. Narın, bağırsak bakterilerini besleyen polifenoller içerdiğini ve bu sayede sindirim sistemini desteklediğini dile getirdiler. Sindirimi kolaylaştıran kivi ve elmanın ise bağırsak hareketlerini düzenleyerek sağlıklı bir sindirim sistemine katkıda bulunduğunu belirttiler. Tok tutma özelliğiyle bilinen armudun aşırı tüketiminin gaz şikayetlerini artırabileceği uyarısında bulunulurken, yaban mersininin içerdiği lif ve antosiyaninler sayesinde bağırsak iltihaplanmasını azalttığı bilgisi paylaşıldı.

PORSİYON KONTROLÜ VE ÇEŞİTLİLİK YAŞAMSAL ÖNEM TAŞIYOR

İngiltere'de yürütülen araştırmaların, günde beş porsiyon meyve ve sebze tüketiminin kronik hastalıkları önlemede kritik bir rol oynadığını ortaya koyduğunu belirten uzmanlar, Kahramanmaraş halkına meyve seçimi konusunda çeşitliliğe ve porsiyon kontrolüne özen göstermeleri çağrısında bulundu. Bu yaklaşımın, hem sindirim sistemini korumak hem de genel sağlık durumunu iyileştirmek açısından hayati önem taşıdığına değindildi.