Almanya'da iktidar koalisyonunun büyük ortağı ve mevcut Başbakan Friedrich Merz’in partisi CDU/CSU'dan yükselen sesler, özellikle Türkiye kökenli vatandaşları yakından ilgilendiren çifte vatandaşlık uygulamasının derhal gözden geçirilmesi çağrısını gündeme taşıdı. CDU, CSU ve SPD arasında varılan koalisyon mutabakatıyla güvence altına alınan bu hak, siyasetin en sıcak tartışma konusu hâline geldi.
ŞİDDET VE ANAYASA DÜŞMANLARINA VATANDAŞLIK İPTALİ TALEBİ
CSU Federal Meclis Milletvekili Stephan Mayer, ülkenin önde gelen gazetelerinden Bild'e yaptığı açıklamada, "Çifte vatandaşlığı hâlâ bu şekliyle sürdürmek istiyor muyuz?" sorusunu yöneltti. Mayer, "Şiddet suçlularının, anayasa düşmanlarının, Yahudi düşmanlarının ve Almanya karşıtlarının iki pasaporta sahip olmaları durumunda vatandaşlıklarının iptal edilmesi gerekiyor," dedi.
PASAPORT AVANTAJI MI, ÜLKEYE AİDİYET Mİ?
Mayer, "Vatandaşlık gibi bir ayrıcalığın hediye edildiği kişilerin, Alman değerlerini ayaklar altına almasına izin verilmemelidir," sözleriyle tepkisini dile getirdi. Mayer, 2023 yılında vatandaşlığa alınan 200 bin kişinin yüzde 80'inin önceki vatandaşlıklarını korumasının düşündürücü olduğunu belirtti. Bu durumun, "Ülkemize olan aidiyet duygusunun zayıf olduğu" ya da "Alman pasaportunun avantajlarının ön planda tutulduğu" sorularını akla getirdiğini söyledi.
CDU iç politika uzmanı Cornell Babendererde ise öneriyi desteklediğini ifade ederek, "Çifte vatandaşlık kural değil, istisna olmalıdır" görüşünü savundu.
TÜRKLERİ KAPSAYAN DÜZENLEME HEDEFTE
Çifte vatandaşlık hakkı, eski Şansölye Olaf Scholz döneminde genişletilmiş ve Türkiye kökenlileri de kapsayacak şekilde düzenlenmişti. Mevcut Başbakan Friedrich Merz, seçim sürecinde bu uygulamaya karşı çıkmış ancak koalisyon görüşmelerinin ardından geri adım atmak zorunda kalmıştı.




